Anasayfa » 2- BEŞİKTAŞ » Anlaşılmamak, Anlaşılamamak

Anlaşılmamak, Anlaşılamamak

Sevmek ve sevilmek kadar, belki onlardan bile daha önemli bir konudur anlaşılmak. Yaşamı boyunca hayatın anlamını sorgulayan insan, en az bunun kadar anlaşılmak da ister. Duygu ve düşüncelerini ifade etme özgürlüğüne sahip olmak mutluluk kaynağı olsa bile, anlaşılmayan insan bu davranışlarından zamanla uzaklaşıp, yalnızlaşmaya doğru gidebilir.
        
        Birey olarak etkilendiğimiz bu durum, toplumsal olarak da aynı sonuçlarla karşımıza çıkar. Duygu, düşünce ve durumunu ifade etmeye çalışan toplumlar; kendilerini yönetenler, birlikte yaşadıkları insanların bir kısmı ya da dışarıdakiler tarafından anlaşılmaz, anlaşılmadıklarını duyumsarlarsa içlerine kapanabilir, ifade ettikleri konularda sessizleşebilir ya da durumu değiştirmek için gereğinden fazla enerji harcayarak yorulabilir, kopuş yaşayabilirler. Bu durum toplumu zayıflatır ve uzun zamanda toplumun dağılmasına kadar giden bir yıkım süreci yaratabilir.

        Bahsettiğimiz konu ne yazık ki Beşiktaş camiasında da mevcut.  Beşiktaş değerlerine, tüzüğüne sahip çıkmaya çalışan ‘bir grup Genel Kurul üyesi’ ve bu bilince sahip camia mensupları, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nü tüzüğe uygun olarak yönetme sorumluluğunu taşıyan Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerine mevcut sorumluluklarını hatırlatmak için ellerinden geleni yapıyorlar. 

Başkan ve sorumlu kurul üyelerini sözlü ya da yazılı olarak uyardıkları gibi, tüzükten ve anayasadan almış oldukları haklarını da kullanarak adli yollardan, tüzük dışı eylemlerle üye kaydı yapılmış, başka kulüplerin taraftarı oldukları tescillenmiş, Beşiktaş camiasıyla hiçbir bağı olmayan ve bazı oluşumların mensubu olduklarından mütevellit usulsüz olarak kaydı yapılmış, toplu olarak aidatları yatırılmış 5268 kişinin üyeliklerini düşürülmesi için üstlerine düşen sorumlulukları yerine getiriyorlar.
Görev ve sorumlulukları gereği, tespiti yapan bu üyelere teşekkür etmesi gereken makam ve kurullardaki yetkililer hiçbir şey yokmuşçasına görevlerine devam ettikleri gibi, usulsüzlüklere rağmen bu üyelerin tüzüğe uygun işlemlerle ihraç edilmelerini engelliyorlar.

        Oysa camia genelinde telaffuz edilen ‘Renklilerin üyeliklerini düşürün’ seslenişinin ne anlama geldiğini, en az seslenişi yapanlar kadar biliyor Başkan, Yönetim Kurulu ve Kurullarda yer alan üyeler.
Usulsüzlüklerin yapıldığı dönemlerde görev almış ve tüzüğe aykırı işlemlerin yapılmasına göz yummuş kişilerin, adalet tarafından talep edilen bilgileri de zamanında iletmemiş olması kabul edilemez bir durumdur.
Camiadan tarafınıza yapılan ‘Renklilerin üyeliklerini düşürün’ seslenişini yanlış anlamış ya da anlamamış olmalısınız ki, Beşiktaşlı oldukları şüphe götürmeyen, lakin yönetsel anlayışınıza eleştirel yaklaşımda bulunan ve camianın içinde ‘renkli kişilikleriyle’ yer etmiş kim varsa tek tek üyeliklerini düşürüyorsunuz.

Bu konuya “nedense” hiç ilgi duymayan basının, konuyu araştırmaması, sayfalarına taşımaması ya da farklı şekilde taşıması da ayrıca irdelenmesi gereken bir durumdur.

        Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi, ‘anlaşılmamak, anlaşılamamak’ insan yaşamında çok önemli bir sorundur. Basında yer almadığı, alamadığı için sosyal medyada gördüğümüz “Beşiktaş’ta üye ihracı” yazısını okuduğumuzda, ‘En sonunda yönetim bizi anladı ve tüzüğü hatırladı’ diye düşünmüştük. Gerçekle karşılaşınca gördük ki, yönetim ‘ihraç’ dediğimiz konuyu anlamış, fakat isteğimiz ve gerekçemizi ‘yanlış anlamış.’ Tıpkı Beşiktaş tüzüğünü ve sorumluluklarını yanlış anladıkları gibi.

        Beşiktaş’tan sizi eleştirdiler diye Beşiktaşlıları değil, tüzüğe aykırı işlemlerle üye yapılan ve Beşiktaşlı olmayanları ihraç edin. Hemen!