Anasayfa » 4- BJK 2 » Hep mi antrenör kötüdür?

Hep mi antrenör kötüdür?

941853_666103826755020_1080359159_n

Beşiktaş basketbol takımının sorunları çok fazla takımımız  taraftarımıza  güven vermeyen , oyunu iyi kontrol edemeyen , ne zaman , ne yapacağını kendileri dahil kimsenin kestiremediği bir ekip görüntüsünde bu da başarılı olamamamızın istikrarlı bir görüntü çizemememizin başlıca nedeni.. Dettmann  liderliğindeki Beşiktaş’a baktığınızda  modern basketbolun  etkilerini hissetmeniz mümkün. Doğru matchup’ı çabuk bulmaya çalışan , daha fazla drive eden , neticesinde daha fazla boş atış çıkaran , çok rotasyonla tempoyu hep yüksek tutmaya çalışan bir ekip  izlemekteyiz. Kadro kalitesi de yerli gibi  görünüyor ama sahada Beşiktaş adına olan şeylerin kelimelere dökmek çok zor olduğundan , teknik kısmı son derece yeterli olsa bile oynanan şeye bir tanımlama getirmeye çalışmak zor. Bir kere inanılmaz bir konsantrasyon gel gitti var Beşiktaş takımının  . Kaçan akıl almaz turnikeler , transitionda yapılan akıllara zarar top kayıpları , faul haklarının çeyreklerin ilk 3 dakikasında doldurulması , 3 çeyrek oyunu kontrol ederken bir anda yenilen 10 sayılık seriler yani sahaya baktığınız zaman inanılmaz şeyler oluyor. Bunu bir çok sebebi mutlaka vardır başta da oyuncuların zamanında ödenmeyen paralar  yüzünden kendilerini maça verememeleri olabilir. Ödemelerde ciddi sıkıntılar olduğuna dair söylentiler de ayyuka çıkmış durumdayken , oyuncuların maçlara %100 konsantre olamamalarını anlayışla karşılamak lazım. Bu bağlamda Dettmann felsefesinin çok fazla sekteye uğradığını düşünüyorum. Bu sebeple kendisini değerlendirmek için doğru oyuncularla kombine edilmiş en azından sözlerini zamanında yerine getirebilecek kadar ekonomik olarak toparlanmış bir takımı görmeyi beklemekte fayda var.

Hakemleri  eleştiriyoruz, oyuncuları  eleştiriyoruz , koçları  eleştiriyoruz, federasyonu eleştiririz ama yönetimlere fazla dokunmayız  bence burada ciddi hatalar yapıyoruz.  Türk Basketbolunun en zayıf halkasıdır yöneticiler. Unutmamak lazım ki  doğru antrenörle yola çıkmayan ,yola çıktığı doğru antrenöre rahat çalışma zemini vermeyen ,bütçesini  antrenörden saklayan ,antrenöre zaman tanımayan ,antrenörünü taraftara yem eden , antrenörü hakkında dedikodu yapan  yöneticilerin başarısızlıkta  hiç mi suçları yoktur. Hep mi antrenör kötüdür? Yöneticiler iyi ve yeterli midir? Ne kadar spor kültürünün içinde yoğrulmuşlardır? Ne kadar yöneticidirler? Öngörüleri ne kadardır? Bunları da konuşuyor olmamız gerekir.Her takım her sezon hedefine ulaşamayabilir. Hele ki  TBL’de oynuyorsanız başınıza her şey gelebilir. Ligden de düşebilirsiniz. Doğru olduğuna inandığınız antrenörle yola çıkmışsanız hedeften sapmaları da göze alabilirsiniz. NBA’de 15-20 sene aynı takımda görev yapan koçlar her sezon çok başarılı mı olmuşlardır? Real Madrid, Barcelona asıl hedefleri olan Euroleague’de yıllardır kupa kaldırmaktan mı yoruldular ki koçlarıyla devam ediyorlar? İleri gitmiş basketbol ülkelerine baktığımızda kulüplerin bir misyonu da antrenör yetiştirmektir. . Bizde ise bırakın antrenör  yetiştirme işini , yetişmiş olanları  bile paçavraya  çevirmekte üzerimize yok.Türk basketbolunun sadece  iyi oyuncuya değil , iyi antrenörlere  de ihtiyacı var. Maalesef bunu yeterince başaramıyorsak eleştireceğimiz sorumlular yine yöneticiler  olmalıdır. Yöneticilik sponsordan gelen, İDDAA’dan gelen, federasyondan gelen paraları dağıtan kişi olmamalı  taraftarı ile uyumlu bilgi becerisi olan bir kişi olmalı yoksa her sene yeni bir takım yeni bir hoca bu işin en kolay kısmı  ,Bunlar olmadığı sürece   fazlasını beklemeyelim mevcut düzende daha fazlası olmaz.

Masis Kuyumcu

10433107_829588440406557_9084689725423727675_n-620x330