Anasayfa » 1- 1903 CEMİYETİ » Beşiktaş’ı yönettiğini zannedenlere…

Beşiktaş’ı yönettiğini zannedenlere…

Beşiktaş’ta son dönemde yaşananlar sürekli kafa karıştırıyor. Nasıl karıştırmasın ki? Kongre üyeleri şaşkın, armaya gönül veren milyonlar şaşkın… Özellikle kulübü yakından takip edenlerin kafalarında sorular yumağı var. Nasıl olmasın ki? Doğru yönetim tarzı yerine, kafalarda sürekli soru işareti bırakan davranış ve tutumlar aklı selim Beşiktaşlıları endişelendiriyor.

Kulübün durumuyla ilgili optimum değerlendirme yaparsak şu sonuç çıkıyor karşımıza; Beşiktaş Yönetimi gerekli planlamayı yapmıyor veya yapamıyor? Beşiktaş gibi büyük bir şirket yönetiminde girdi ve çıktılar arasındaki denge bellidir. Beşiktaş personeli çok uzun süredir maaşlarını alamıyor. Kulüp çalışanları parasızlıkta 5 aya girdi, amatörler ise 6. ayın içinde! Bu ne demek? Aylardır emekçilerin evine ekmek götüremiyor? Pek insan ister istemez soruyor; bu kulübün denetim kurulu nerede? Neden görevini yapmıyor veya işler sarpa sarıyorsa ve gerekli açıklamalarla beşiktaşlıları bilgilendirmiyor? “Ekimde para bitti” ne demek? Beşiktaş’ın CFO’su ve CEO’su özellikle finansçıları neden bu mevcut planlamayı düzenleyemiyor? Planlama nerede? Beşiktaş’ta sürpriz bir harcama yok, olamaz! Hani ufak tefek kulübün veya stadyumun harcamaları olabilir ama hani acil olarak 1 milyon dolar gerekmez. Böyle bir durum da söz konusu da kesinlikle mümkün değil! Neden bütçelendirmenin planlaması yapılmıyor ve yapılamıyor? Planlama yapılamıyorsa bu CFO’nun Beşiktaş’ta ne işi var? Mevcut gelirlerden bahsediliyor. Sezar’ın hakkı sezar’a; mevcut yönetim sponsorluklarla gelirleri artırdı; bu harika. Ama gel gelelim; yeni gelir kalemi yaratanlar kişi ve kurumlar neden engelleniyor? Buradaki amaç nedir? Beşiktaş büyük bir marka… Borç çok ama ama ödenebilecek durumda… Peki yönetim borçlara karşı ne yapıyor? Planı nedir? Devletten gelecek paraya güvenip hiçbir hamle yapmamak bir hamle midir? Sorular, sorular…

Beklenen kredi gelmezse ne yapılacak? Madem kredi gelecek neden factoringlerin kapılan aşındırılıp yüksek faizli para aranıyor? Yeni yönetim Kurulu’nda elini cebine atan kredibiletisini yüksek yönetici yok gibi. Yönetici sayısı azaltıldı ama Beşiktaş’ın acil ihtiyacı yöneticiler alınmadı? Hukuk mantığıyla borç döndürülmez.

Alacaklı Beşiktaş’la iş yaparken kulübün markasına ve yöneticilere güvenmiştir. Yani söz senettir. Alacaklı şimdi de karşısında güvenilir insanlar görmek istiyor. Son haftalarda Beşiktaş’a üst üstte haciz gelmesinin, haciz arabalarının kulübün kapısına dayanmasının nedeni Beşiktaş’ı yönetenlere güven olmayışıdır… Alacaklı dediğiniz insanlar da ailesine ekmek götüren insanlar… Güven ortamı olsa o alacaklılar borçlarını ötelendirip yapılandırmak tabii ki de ister. Türkiye’nin önde gelen ailelerinden Adalı Ailesi’nin ferdi Serdal Adalı beyefendi neden gerekeni yapıp elini taşın sokup; borçlularla görüşüp ödenmesi gereken borçları yapılanmasına katkıda bulunmuyor? Beşiktaş’ı yönettiğini zannedenler Beşiktaş arması ve Beşiktaş markasna zarar veriyorsa neden bu koltuklarda oturuyor?

FEDA döneminde Beşiktaş’ta bir kuruş yokken o zaman yönetimde yer alanların verdiği güvenle gelen alacaklılara güven verildi ve dar boğazdan çıkarıldı. çok değil tam 7 sene önce… Beşiktaş doğrularla baş etmeli, yalanlarla değil… Gidişat kötü.. Türkiye’nin gündemi İstanbul seçimindeyken neden yönetici sıfatındaki kişi basın toplantısıyla neden günah çıkarılıyor ki… böyle bir dönemde; Beşiktaş’ın iç yapısını neden ağızlarda sakız yapılmaya çalışılıyor? Burada gizli bir mesaj mı var? Baştaki soruya geliyorum; Beşiktaş’ın kurumsallaşması neden olmuyor? Kurumsallaşmayı kim, kimler ve neden engelliyor? Beşiktaş’ı yönettiğini zannedenler neden Beşiktaş markasını kullanarak istediğin her şeyi yapmak arzusunda? Basın toplantısı yapan kişi Beşiktaş’ta yöneticilik yaptığı için mutsuz olduğunu vurguluyor? Madem mutsuz, neden o koltukta oturmaya devam ediyor? Neden Şeref Bey’lerin, Baba Hakkıı’ların, Süleyman Seba’ların koltuğunu meşgul ediyor?Yoksa; Beşiktaş için vazgeçilmez olduğunu mu zannediyor? Eziyet çekiyormuş! Neden bu eziyeti çekiyor? Candaş Tolga Işık yöneticilik görevini kendi isteğiyle bırakırken bu yönetici arkadaş neden hem mutsuz, hem eziyet çekerek görevini sürdürüyor? Hem de kendi deyimiyle taraftar tepkisi varken…

Madem bu kadar sıkıntı var; azlet kendini arkadaş! Süleyman Seba’nın ortaya çıkardığı Beşiktaşlılık duruşu sergilemek bu kadar mı zor! Bu koltuk ve makam neden bırakılmıyor, bunun sebebi ne olabilir? Kulüp çalışanları 5 aydır para ödenemiyor? Amatör şubelerin kapatılması gündemde… Ama başkan ticari iş yerinin tanıtımını Cem Yılmaz’lı partiyle kutluyor. Beşiktaş markası bu kadar çok zarar görürken başkanın yaza merhaba partisi düzenlemesi aylardır evine para götürülemeyen kişlileri rencide etmemiş midir; tabii de etmiştir. Basın toplantısında kongre üyesi Atıf Keçeci’nin kendi PR çalışmasını uzun süreli yapmasının altında yatan bir şeyler var mıdır? Keçeci’nin bu süreçte bir görevi var mıdır veya ondan beklenti mi ufukta gözüküyor? Uzun süreçte büyük uğraşlar verilerek yapılandırılan Beşiktaş’ın kurumsal yapısı, kişilerin maddi ve manevi düzeni için kurulu düzenine döndürülmeye çalışılmakta… Beşiktaş kimsenin oyuncağı olmamalıdır?

ERCE KAFTAN