Anasayfa » 2- BEŞİKTAŞ » Moneyball: Kazanma Sanatı

Moneyball: Kazanma Sanatı

Bir oyuncunun değeri nasıl ölçülür?

İstatistiklere dayanarak beyzbolda neler değiştirebilirsiniz?

100 yıldan uzun bir geçmişe sahip olan beyzbolun yeniden keşif öyküsü…

Spor dünyasının efsaneleri genelde spor sahalarında harikalar yaratan, duvarlarımıza posterlerini astığımız oyuncular veya saha kenarında takımlarına liderlik eden, yol gösterici antrenörlerdir. Bazı spor adamları şampiyonluk kupalarıyla tarihe geçerken bazıları gönüllerin şampiyonu olur, bazıları bir tek kupa bile kazanamaz ama adları saygıyla anılır, yaşamları kitaplara ve filmlere konu olur. Ağır çekimle ilerleyen görüntüler ve heyecan verici müzik eşliğinde zaferlerini ilan ederler. Moneyball filminin konusu Monayball, perde arkasında kalmayı yeğleyerek yönetici masasında yarattığı fark ile tarihe geçen bir spor adamını konu alıyor.

Michael Lewis tarafından 2003 yılında kaleme alınan ‘Moneyball: The Art of Winning an Unfair Game (Paratopu: Adaletsiz Bir Oyunu Kazanma Sanatı)’ adlı kitaptan beyazperdeye uyarlanan film, spor filmleri arasında seçkin bir örnek olarak göze çarpıyor. “Rakibiniz hata yaparken sakın işine karışmayın.” 2002 yılındayız… Oakland Athletics 2001 yılını düş kırıklığıyla kapatmıştır. Kulübün sahibi, yeni yılın kadrosu için takımın Genel Müdürü Billy Beane’ye düşük bir bütçe verir ama başarılı bir sezon geçirilmesini beklediğini de vurgular. Oyuncu transfer görüşmeleri için Cleveland Indians kulübüne giden Beane, oyuncuları istatistik temelli farklı bir yöntem ile değerlendiren Peter Brand ile tanışır ve Oakland Athletics’in yönetim kadrosuna alır.

Beane ile Brand kafa kafaya vererek değeri düşük görünen birçok oyuncunun istatistiki verilerini inceleyip daha önce farkedilmemiş olan etkili yönlerini saptayarak yeni sezonun kadrosunu kurarlar, bir yandan beyzbol sahasında rakiplerine karşı kazanma mücadelesi verirken bir yandan da beyzbolda ilk defa uygulanan bu değerlendirme sisteminin doğruluğuna ilişkin yönetim kadrosundaki çalışma arkadaşlarıyla çatışmak zorunda kalırlar. “Çok çalışmak her zaman başarı ile sonuçlanmayabilir ama hiçbir zaman pişmanlığa da neden olmaz.” Yönetmen Bennett Miller beyzbol filmlerinde görmeye alıştığımız anlatım dilini kullanmamış; beyzbol sahasında oynanan oyuna çok az yer verip yönetim masasının takım üzerindeki gücünü göstermeyi tercih etmiş. Uzun diyaloglar ve spiker seslendirmeleri ile gelişmeler hakkında bilgi ediyorsunuz. İlk yarım saat filmin temposu düşük olsa da takım kazanmaya başlayınca kendinizi büyük bir heyecanın içinde buluyorsunuz.

Moneyball, En İyi Film ve En İyi Senaryo dahil olmak üzere altı dalda Oscar, dört dalda Altın Küre, üç dalda BAFTA ödülüne aday gösterildi. Billy Beane’yi canlandıran ünlü aktör Brad Pitt ABD’nin altı kentinde, film eleştirmenleri tarafından En İyi Oyuncu Ödülü ile taçlandırıldığı gibi Oscar ve BAFTA gibi prestijli sinema ödüllerine aynı dalda aday gösterildi. Billy Beane’nin yardımcısı Peter Brand’i oynayan Jonah Hill ise En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar, BAFTA ve Altın Küre Ödüllerine aday oldu.

Billy Beane, beyzbol tarihine rekortmen takımın yaratıcısı olarak geçti Billy Beane, Stanford Üniversitesi’nden kazandığı öğrenim bursunu geri çevirip 1984 yılında ABD Beyzbol Ligi (Major League Baseball) takımlarından New York Mets takımının astronomik transfer teklifini kabul ederek profesyonel beyzbol kariyerine başladı. İki ayrı takımda oynadıktan sonra 1989 yılında Oakland Athletics’e transfer oldu, dört ayrı takımda oynadıktan sonra hedeflediği noktaya gelemeyeceğini düşünerek oyunculuk kariyerine son vererek Oakland Athletics’in yönetici kadrosuna girdi. 1998 yılından beri takımın yönetim kadrosunda Genel Müdür olarak görev yapıyor. Billy Beane, özellikle beyzbol dünyasında 21. yüzyılın en önemli spor adamlarından birisi olarak tarihe geçmiş, oldukça saygın bir kişi. Oakland Athletics, 2002 yılında kötü bir başlangıç yapsa da ilerleyen haftalarda canlanarak ABD Beyzbol Ligi tarihinde üst üste 20 galibiyet alan ilk takım olmayı başararak adını tarih sayfasına altın harflerle yazdırdı. Takım, sezon sonunda playoff’a kalmayı başaramamış olsa da Billy Beane’nin özgün bakış açısı tüm beyzbol dünyasını değiştirdi.

Beane, 2002 yılında kırdığı rekor sonrasında ABD Beyzbol Ligi’nin en iyi takımlarından birisi olan Boston Red Sox’dan astronomik bir teklif aldığında özgün kişiliğini bir kere daha göstererek duygusal açıdan bağlılık hissettiği Oakland Athletics’te çok daha düşük bir ücret karşılığında görevini sürdürmeyi seçti. Bu yıldan itibaren yönetici olarak gösterdiği başarılar nedeniyle dokuz kere çeşitli dergi ve kurumlar tarafından ödüllendirildiği gerçeğinin de altını çizmekte yarar var. Daha çok parayı seçmek zorunda değilsiniz, sizi mutlu hissettiren seçeneği yeğleyin Moneyball’da yaşamımızda yol gösterici olabilecek iki önemli mesaj var. İlk mesaj, filmin sonunda Beane’nin Boston Red Sox’un teklifini reddetmesidir. Birçok insan, mesleğinde başarı kazanıp sivrilince kendi adına daha fazla kazançlı ve daha büyük başarılar sağlayacak olan daha büyük bir kuruma geçmeyi fırsat olarak görür ve bu fırsatı yakaladığında olumlu yanıtlar. Bu durum profesyonel yaşamda son derece doğal karşılanır. Beane’nin, daha büyük bir takım tarafından önerilen 12 milyon dolarlık teklifi geri çevirip duygularının sesini dinlemesi bugünün dünyasında seyrek rastlanan birşey. Yaşamımızı değiştirebilecek farklı bir adım atma olanağı varken sevdiklerimizi bırakamamak, duygusal açıdan bağlı hissettiğimiz kurumları terk edememek doğru veya yanlış şeklinde değerlendirilebilecek bir karar değil.

Bazen doğru seçenek, elindeki mutlu tabloyu bozmamaktır. Her değişikliğin daha fazla mutluluk getirmeyeceğini yaşam deneyimi olanlar çok iyi bilirler. Bir işte başarılı olmak için farklı yollar denemek bizi unutulmazlar arasına sokabilir İkinci mesaj, uzun bir geçmişe sahip herhangi bir işin genel kabul görmüş doğrularını izlemek zorunda olmadığımızdır. Başarıya ulaşmak için daha önce kimsenin denemediği yolları denemeliyiz. Bu sayede yeni doğrular keşfedebilir, farklı bir yoldan yürüyerek diğerlerinin ulaştığı mutlu sonun aynısına ulaşabiliriz. Bir başka deyişle, bazen Amerika’yı yeniden keşfetmek zorundayız.

Bu durumda, kendi doğrularımızı sonuna savunmalı, gördüğümüz tepkilerden dolayı pes etmemeliyiz. Zira, insanlar değişimlere karşı tepki verirler. Kazanmak için pes etmeden mücadele etmek vazgeçilmez zorunlulukların başında gelir. Tribünlere uçurulan toplar ile kazanılan büyük bir zafer… Moneyball, spor filmlerini sevenler tarafından kesinlikle kaçırılmaması gereken, çok özel bir film. Filmin sonunda şampiyonluk kupası göremeseniz de yaşama ilişkin güçlü bir motivasyon kazanabilirsiniz. ‘Ben olsam ne yapardım?’ sorusunun yanıtını bulmak için uzun uzun düşüneceksiniz. Mutlaka seyredin, iyi seyirler…

Koray ERDİVANLI / Indigo